Hayvan Çiftliği

Hayvan Çiftliği

Distopya denince akla ilk gelen eserlerden biri olan George Orwell’ın bu alegorik eseri Dünya Edebiyatı’nın bir başyapıt niteliğinde Stalin ve Çarlık Devrimi’ne yapılmış bir eleştiri olan metaforlarla kurulmuş kitap geçmiş yıllardan günümüze ışık tutuyor. Sorgulamadan inanmanın sonuçları her toplum için adeta ders verir niteliktedir.

Her kitabın bir okunma zamanı olduğu kanaatindeyim. Hayvan Çiftliği de benim için öyle oldu. ikinci kez elime aldığımda bazı olguların bende değiştine kanaat getirdim.

“insanlarca ütopik bulunan bir hayale tam ulaşılabilecekken, güç zehirlenmesi yaşayan Napolyon’un  bu ütopik dünyayı distopik bir cehenneme çevirmesi sade bir dille anlatılmakta

Tüm hayvanlar eşittir,ama bazıları daha eşittir. cümlesi ise kitabın  özetidir. Yönetim unsurlarınının doğuşunu, zaman içerisindeki değişimini anlaşmazlıklarını, bunun doğurduğu sonuçları hayvanlar üzerinden güzel bir dille sunuyor. Birlikte mücadele edip, zaman içerisinde göz ardı edildiği, görev farklılıklarından kaynaklanan sınıflanmanın kötüye kullanımını olayların içinde farkettiriyor.

Çiftlik sahibi jones kapitalizmin sembolü; hayvanları tüm hücrelerine kadar çalıştırıp karın tokluğuna doyuran ve hayvanlara eziyet ederek güç kullanan karekter.

Snowboll ve Napolyon devrimin baş karekterleri tüm hayvanları bir araya toplayıp hayvanların son raddeye gelip ayaklanmayı başlatan yöneten karekterler.

Hikaye ise devrimden sonra başlıyor. Snowboll ve Napolyon arasında geçen iktidar mücadesi;

Napolyon iri yarı, iyi konuşamayan ancak otorite sahibi; Snowball ise etkili konuşan, parlak zekaya sahip biridir. Napolyon’un hile ile snowboll u çiftlikten sürmesi sonrası tek başına iktidar kalan Napolyon çevrsindeki şaklabanları ile diğer hayvanlar üzerinde eğemenliğini pekiştirip istediği ortamı sağlar. Diğer hayvanlar Jones dönemi gibi bir zulme uğrar her türlü zorluğu tekrar göğüsler. Domuzların insanlarla tekrar iletişeme geçmesi diğer hayvanlar tarafından rahatsızlıkla karşılanır ancak iktidarı kendi elleri ile domuzlara bırakan hayvanların yapabileceği birşey kalmaz. domuzlar ve çiftliğin eski sahibi Jones artık aralarından su sızmaz son geceye domuzlar ve insanları evin içinde farksız görmeleri hayvanlar arasında devrimi yapanlar ve insanlar arasında bir farkın olmadığını görmeleridir.

Aklını kullanmayan hiçbir varlık için özgürlüğün bir anlamı yoktur.

Not: Bu değerlendirme de yer alan görüşler yazara ait olup kitapdegerlendirmeleri.com’un editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Masalların Dünyası
Masalların Dünyası
21 Nisan, 2019
Drian Gray’in Portresi
Drian Gray’in Portresi
27 Nisan, 2019
Azmin Romanı: ”Sol Ayağım”
Azmin Romanı: ”Sol Ayağım”
26 Nisan, 2019

Bir Cevap Yazın